Fatih Sultan KAR

SÜLEYMAN KAZMAZ’IN ANILARINDA RİZE’NİN İŞGAL YILLARI

  • 0
  • 0
  • 312

*Rizeli Hafız Rasim oldu Gavur Rasim
* Ruslar Rize'ye bağırsak kurdu hastalığını getirmişlerdir.
* Karadeniz'i kan gölü haline getirmek istiyorlardı.
* Rize'de de Tuzcuoğlu Nigâhı Bey'in evini hastane yaptılar.
*Amaçları Rize'ye Rum mutasarrıf atamak, Rum bayrağı çekmekti.
* Taşlıdere - Fener burnu arası boydan boya Rus nakliye gemileriyle dolu.

21 Şubat 2013 tarihinde aramızdan ayrılan Süleyman Kazmaz, kalemin yüreğini Rize’ye Rize kültürüne adamış koca bir çınardı. Kazmaz, zaman içerisinde kırk bir kitap, yüzlerce makale, araştırma ve derlemeye imza atarak Rize ilimizi ülkemizin sanatını, kültürünü, güzelliklerini ve gerçek değerlerini dünyaya tanıtır. Her anında yeni bir eserin heyecanı ve paylaşma arzusu vardı. Süleyman Kazmaz üstadımı rahmetle anarken Rusların Rize ilini işgali sırasında yaşananları kaleme aldığı derlemeleriniz sizlerle paylaşıyorum.  

İHTİLAL OLMASA KATLİAM OLACAKTI
Bir gün Rize'de şöyle bir haber dolaştı: “Bugün Rus çok asker döktü, satırlar bilendi. Rize'de Türkler kesilecek, kimse yatmasın, beklesin”. O gün çok yağmur yağdı. Gece yatmadılar, herkes ağlıyor, helalleşiyor. Rus taraftarı olarak bilinen Rize’nin yerlisiydi. Gâvur Rasim namı ile anılan bu kişi için, “Bizim Gâvur Rasim, oldiler bize hasım!” deniliyordu. Ruslar gittikten sonra, Gâvur Rasim'i öldürdüler. Sonra karısını, oğlunu ve kızını aradılar. Onlar da ahırda gizlenip, üzerlerine ot döktüler. Böylece saklandılar. Halk onları bulamadı. İşgal sırasında Gâvur Rasim olarak anılan, Hafız Rasim Ruslara casusluk ederdi. Kim Rusların aleyhine bir şey söylerse hemen gider, Ruslara haber verirdi. Gâvur. Rasim çok iyi yaşardı. Giyimi çok iyi idi, kat kat elbisesi vardı. Kimsenin onun kadar elbisesi yoktu. Kimse onun kadar iyi yaşayamazdı. Bütün bunları Ruslardan aldığı paralarla yapardı. Ruslar çekildikten sonra Rasim'in cesedini bir köprünün altında buldular. Rize'nin Portakallık Mahallesi'nden Hacı Rasim bir gece eve geldi, ev halkına şöyle dedi: “Bu akşam Rize hep kılıçtan geçecek, bir evden bir eve gidilmesin!”. O gece yeni evlenen bir çift katliam olmasın diye sabaha kadar dua etti. O gece, sabaha kadar yağmur yağdı; katliam olmadı. Sonradan öğrenildi ki katliamı Ermeniler yapacaktı. Fakat Rusya'daki Türkler Çar'a baskı yaptılar. Ermeniler de katliamdan vazgeçtiler. Ardından Hacı Rasim şöyle dedi: “Rusya'da ihtilâl oldu, sonra Ruslar Rize'den çekildi. Gâvur Rasim, Rusların adamıydı, onun için Gâvur Rasim'in teyzesine "Rasim seni kurtarır" dediler. O da "Nereden kurtaracak?" diye cevap verdi. Düşman istilâsı ve işgali milletler kadar aileleri de harabeden, maddî ve manevî acılara ve kayıplara sürükleyen olayların başında yer alır. Rize'nin 1916-1918'li yıllarda Ruslar tarafından istilâ ve işgali ailemizi manevî bakımdan derin acılara sürüklediği gibi, maddî açıdan da büyük kayıplara ve yokluklara uğratmıştı. Yabancı bir devletin buyruğu altında yaşamak, bağımsızlığı, özgürlüğü ve kişiliği yitirmek gibi acıların en büyüğü en derinidir.

RİZE’Yİ YAKTILAR YIKTILAR
Ailemiz iki yıl bu acıyı yaşamış, ayrıca büyük maddî kayıplara uğramıştı. Ana tarafından dedem, Rizeli Hacı Bilâl Zade, Hacı Mahmut Efendi'nin Rize çarşısındaki camii ve dükkânı yakılmıştı. Baba tarafından da öyle; Ruslar Çayeli'nin Beyazsu Köyü'ndeki ailemizin atadan kalma evini yakmışlar, ayrıca Çayeli’nin merkezinde, Eskipazar Mahallesi'ndeki evi yağmalamışlar, evin bütün eşyasını alıp götürmüşlerdi. Bu yağmanın yarattığı darlık ve yokluk, ömür boyu telâfi edilememiştir. Öyle ki evde herhangi bir eşyadan söz edildiği zaman, "Yağmaya gitti." deyimiyle anlatılmak suretiyle yaşanan acı daima tekrar edilmiştir. Ayrıca ev Ruslar tarafından hastane olarak kullanıldığı için aile iki yıl Rize'de oturmak zorunda kalmış, ancak Ruslar çekildikten sonra Çayeli'ne dönmek imkânını bulabilmiştir. 

KENDİLERİ GİTTİ HASTALIĞI BIRAKTILAR
Ruslar Rize'yi işgal ettiği zaman halk büyük ölçüde batıya ya da İstanbul'a göç etmiştir. Göçün acılarından biri de Rusların bıraktığı hastalık toplum için büyük bir acı kaynağı olmuştur. Çünkü Ruslar Rize'ye "ankilostom", başka bir deyimle, bağırsak kurdu hastalığını getirmişlerdir. Ankilostomla mücadele günlerini hatırlarım. Henüz çocuktum, bir gün evin arkasındaki tarlada iki kocaman kazan kuruldu. Kazanların birinde ilaç, ötekinde de müshil vardı. Kazanlar, altlarına ateş yakılmak suretiyle kaynatıldı. Halk toplandı, önce asıl ilâç, ardından müshil verildi. Böylece bağırsakların boşaltılması sağlandı ve hastalığın önü alındı. Bilindiği gibi Cumhuriyet'in ilk başarılı eserlerinden biri, sağlık çalışmaları, bulaşıcı hastalıklarla yapılan mücadeledir. Böylece halk sağlığa kavuştu ve sağlıklı kuşaklar yetiştirildi. Rusların Karadeniz donanmasına mensup büyük savaş gemileri, batıdan Rize yönünden doğuya doğru geliyordu. Çayeli önlerinden tekrar Rize'ye döndüler. Rize limanındaki yelkenli ticaret gemilerini topa tutarak batırdılar. Daha önce Araklı limanında bulunan tüccar gemilerini batırmışlardı. Böylece Ruslarla da Doğu Karadeniz'de savaş başlamış oldu. Osmanlı Devleti ile Rusya arasındaki cephe Hopa idi. Sonraları cephe Arhavi, Fındıklı, Ardeşen ve Fırtına Deresi oldu. Çayeli'ne kadar olan cephedeki ordumuz için Midilli savaş gemisinin himayesindeki yük gemileri ile Trabzon'a getirilen yiyecek maddeleri küçük yelkenli kayıklarla cepheye naklediliyordu. Ruslar ordumuza yiyecek taşıyan bu kayıkları sıkı bir şekilde izliyordu. O tarihlerde telefonla haberleşmek imkânı yoktu. Kıyı boyu seyreden yelkenli kayıkları, Rus gemilerinin saldırısından korunmak için şöyle bir haberleşme düzeni kuruldu: Kemer, Limanköy ve Taşlıdere burnuna bayraklar çekilmek suretiyle Rus gemilerinin geldiği haber verilirdi. Kemer burnuna bayrak çekildiği zaman halk toplanır, Limanköy dolaylarında, kıyı boyu seyreden kayıkları, duvarların, tümseklerin arkalarına çekmek suretiyle gizler, dolayısıyla Rus gemilerine karşı korurdu.

ÇAYELİ KEMER BURNU VE ÇEKİLEN SIKINTILAR
Rus gemileri Kemer burnundan Çayeli'ne doğru geldikleri zaman, bizim ev halkı evin arkasında Dutluk dediğimiz tepeye çıkar, oradan Büyükdere'ye bakan fidanlığa doğru kaçarlardı. Tepeye çıkarken içlerinden biri ağır yürüdüğünden, ona çabuk yürümesi için bağırırlardı. Hatta bir aralık ayağının altına bir mermi isabet etti, "gördün mü?" diyerek onu tepeye ağır çıktığı için azarladılar. Büyükdere'deki fidanlığa gittikleri zaman mermilerin, üzerlerinden geçtiğini duyarlardı. Rus işgalinden sonra Rize'ye gelen Rus ordusundaki Türkistanlı askerler bizimkilere şöyle dermiş: "Sizin tepelere doğru çıktığınızı görürdük, mermileri ayaklarınızın altına doğru ayarlardık, yoksa size nişan alsak, hepinizi vurur, öldürürdük. Çayeli halkı sürekli Kemer burnunu izlerdi. Kemer burnunda bayrak çekildiği görülünce, Limanköyü’ne kadar olan yöredeki yük taşıyan kayıklar, yapıların, tümseklerin arkalarına alınırdı. Bu arada çarşıda sonradan Belediye gazinosunun bulunduğu yerin arka tarafına da kayıkların gizlendiği olurdu. Rus gemileri geçtikten sonra kayıklar tekrar denize atılır, taşıdıkları yiyecekler ve malzeme sınırdaki askerlere ulaştırılırdı. Bir gün kayıklar, sığınacak yerlere varamadıkları için, Büyükdere'nin doğu kıyısında İlyas Çavuşoğlu'nun evinin önüne baştan kara ederek, kıyıya bindirdiler. Gemiciler de kayıkları terk ettiler. Rus gemileri kayıkları toplarla parçaladılar. Bu sırada Mustafa Kazmaz arkadaşlarıyla birlikte durumu bir siperden seyrediyordu. Gemiler geçtikten sonra sığındıkları yerden çıktılar. Yukarıdaki kızılağaçlıkta toprağa saplanmış mermi parçalarını buldular.

RUSLARLA HARBİMİZ VAR
İstilâ ve işgal günlerini Mustafa Kazmaz hatıralarında şöyle anlatırdı: “ilkokul ikinci sınıfa devam ederken, hocamız Yelkenci Ali Efendi bir gün, “Ruslarla harbimiz var” diyerek, bizi okuldan salıverdi. Biz de evin arkasındaki tepede, günümüzde çaylık olan Sofuoğlu'nun hozan dediğimiz çimenliğine, başka bir deyimle düzlüğe çıktık, buradan denizi seyrettik. Rusların Harşid Deresi'ne kadar ilerlemesinin sebebini vaktiyle Osmanlı Devleti'nin yaptığını tekrarlamak, Karadeniz'i kendileri için bir göl haline getirmek, dolayısıyla işgal ettiği Doğu Karadeniz Bölgesi'nden çıkmamaktı. Bunun için halka iyi davrandılar. Çayeli'nde bizim evi, Rize'de de Tuzcuoğlu Nigâhı Bey'in evini hastane yaptılar. Buralarda doktor muayenesi yatak, ilaç, tedavi parasızdı. Ayrıca Dağıstan Türklerinin ve Müslümanların yöreye mısır gönderdiklerini söylerler ve bu mısırı halka parasız olarak dağıtırlardı. Böylece Dağıstan Türklerinin Rus yönetiminde, dolaysıyla Ruslar sayesinde size yardım edecek duruma geldiklerini anlatmak "Siz de Rusların burada kalmasına itiraz etmeyin ki, onlar gibi zengin olun" demek isterlerdi. 

GÖRÜRSÜNÜZ NELER OLACAK
Mustafa Kazmaz Rumlarla ilgili dikkate değer bir olay anlattı. Bir Ramazan günü, vakit akşama yakın, kahvede kimse yok, kahve pişirilmiyor. Kasabada bulunan Rum terzi ocakta kendisi için yaptığı kahveyi içiyor, o sırada kahveye giren Mustafa Kazmaz'a şunları söylüyor: “Görürsünüz, neler olacak!
Mustafa Kazmaz bu sözün anlamını sonraları anladı. O günlerde Yunanlılar İzmir'e çıkmıştı. Atatürk henüz Samsun'a varmamıştı. Rum hayal kuruyordu: Trabzon'da Pontus Devleti, Sürmene'ye Rum kaymakam, Rize'ye Rum mutasarrıf ve buralarda Rum bayrağı. İşte Rumların hayalleri. Fakat Rumlar Türk gücü sayesinde bu hayallerini hiçbir zaman gerçekleştiremediler ve günün birinde Anadolu'dan çıkarıldılar.

RUSLAR KARŞISINDA ÇEKİLME
Hopa, Arhavi, Fındıklı, Ardeşen, Pazar işgal edildiği zaman, halk Çayeli'ne, Rize'ye geldi. Bu hareket iki yıl kadar sürdü. Halk Rize'den İstanbul'a kadar göç etti. Erzurum'a gidenler, erken saatlerde bizim eve gelerek babamla vedalaştılar. Pazar'dan sonra Çayeli işgal edildi. Ruslar kıyı boyunu işgal ederken bizim askerler de dağ tarafından yollarına devam ettiler. Çayeli'nde, Büyükdere Vadisi'ndeki çarpışmada dört şehit verdik. Ruslar Çayeli'nin önüne asker çıkararak Büyükdere Vadisi'nde dağa doğru asker şevkettiler. Maksatları son cephemiz olan Fırtına Deresi'nden cephenin bozulması yüzünden dağlar istikametinde yollarına devam eden askerlerimizin önünü kesmekti. Köylere doğru çıkmakta olan Rus askerleri denizdeki harp gemilerine mevkilerini göstermek suretiyle bizim askerlerin topa tutulması için önlerine çıkan evleri yakıyorlardı. İlk yaktıkları ev bizim mahallenin, Eskipazar Mahallesi'nin yukarı kısmında, tepe üzerinde bulunan Kavranoğlu Şakir’le Kavranoğlu Mehmet Ali'nin evleri oldu. Onlardan sonra, Sabuncular Mahallesi'nde on kadar ev yaktılar. Harp gemilerinin koruması altında yollarına devam eden Rus askerleri Beyazsu Köyü'ndeki bizim ailenin evini de yaktılar ve Haramtepe Köyü'ne doğru yürüdüler. O sırada bizim birliğin komutanı Ziya Paşa, emrindeki askerlerle beyaz at üstünde Haramtepe'den Karaağaç Köyü'ne doğru yürüyordu. Haramtepe Köyü'nde İsmail Çorapçı da yaya olarak askere yol gösterdi. Ziya Paşa beyaz atıyla yoluna devam ederken Rus askerleri de kıyıdan içerlere doğru ilerliyorlardı. Ziya Paşa Rusça bilen tercüman vasıtasıyla savaş mı yapılacağını yoksa geri mi çekileceğini sordu. Ruslar geri çekilme teklifini kabul ederek, Beşikçiler Köyü'ne doğru geriledi. Bunun üzerine bizim asker Sant Boğazı üzerinden yürüyüşe devam etti.

TAŞLIDERE’DE CEPHE KURULDU
ŞEHİTLER ÇEŞMESİ VE HATIRALAR
Dağ yolundan giden askerlerimizle kıyıdan yürüyen askerlerimiz Taşlıdere'de birleşerek bir cephe kurdular. Rize Jandarma Komutanı Kalkavan Zade Kahraman Bey’in komutasında Ruslarla savaştılar. Rize Jandarma Komutanı Kalkavan Zâde Kahraman Bey Rize'deki jandarmalarla askerleri toplayarak Taşlıdere'de cephe kurdu, Ruslarla savaştı. Bu sırada Rus gemileri denizden top atışıyla bizim cepheyi bozdu. Burada birkaç şehit verdik. Şehitler yurttaşlar tarafından gömülürken aralarından birinin çorabının içinden altın çıktı. Bu altınlarla orada yurttaşlar bir çeşme yaptılar. Şehitler Çeşme'si adıyla anılan bu çeşme uzun yıllar hizmet gördü. Ordumuz geri çekilirken, Değirmendere'deki ordunun deposu ateşe verilerek yakıldı, mayın fişeklerinin patlaması etrafta bir hayli korku yarattı. Bu durumu ağabeyim Mustafa Kazmaz şöyle anlatır: “Bizim ordu, İyidere Vadisi’nde cephe kurdu. Bu cephede askerlerimiz Rusları iyice sıkıştırmıştı. O sırada Taşçıoğlu Camii'nde okuyorduk. Bir sabah kalktığımız zaman, Taşlıdere burnuyla Fener burnu arasındaki deniz bölgesinin boydan boya büyüklü küçüklü Rus nakliye gemileriyle dolu olduğunu gördük. Bu gemilerden Rusların getirdiği Kazak askerleri kıyıya çıkarılıyordu. Yine bu gemilerden vinçlerle denize indirilen atlar yüzerek kıyıya varıyordu. Gemilerden indirilen Kazak askerleri savaşa girince, İyidere'deki cephemiz bozuldu. Trabzon'da da mukavemet edecek kuvvetimiz olmadığı için Ruslar Harşid Deresi'ne kadar ilerlediler. Bu arada Erzurum işgal edildi. Bayburt'tan gelen birliklerimiz İyidere Vadisi’nden Erzurum'a doğru ilerleyen Ruslarla Çaykara ilçesinin Sinek Yaylası'nda savaşa başladılar. Yapılan savaş sonunda otuz kadar şehit verdik. Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'ın emriyle burada şehitlik yapıldı; çevresi duvarla çevrildi. Şehitlerin başlarına dikilen mermer levhalarda savaşın tarihi, şehitlerin adları ve rütbeleri yazılıdır. Savaşın her yıl dönümünde şehitlik ziyaret edilir.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları

PFDK Eski Başkanı Karaahmetoğlu Hayatı Kitap Oldu

  • 0
  • 0
  • 82

İçimizden biri halkın sesi Ayhan Alptekin

  • 0
  • 0
  • 145

RİZE’DEN DÜNYAYA AÇILAN PENCERE: YELKENCİLER

  • 0
  • 0
  • 101

İşte böyle bir adamdır Fehmi Memişoğlu

  • 0
  • 0
  • 123

Rize deyip geçilmez...

  • 1
  • 0
  • 272

Atma türkü geleneğinin atası

  • 0
  • 0
  • 149

Çayelili Ali Fuat Albayrak'ın ardından

  • 0
  • 0
  • 251

Pazarlılar Birliği'nde kitap tanıtımı ve imza günü

  • 0
  • 0
  • 166

Rize çayının tarihinden kesitler

  • 0
  • 0
  • 163

Türk denizcilik tarihinin unutulmaz Rizelisi

  • 0
  • 0
  • 209

Baba Reis Ekrem Orhon'dan anlamlı mektup

  • 0
  • 0
  • 216

Orhan Balta sendikacılık tarihinde iz bıraktı

  • 0
  • 0
  • 222

İkizdereli 'Gezmişoğulları'ndan: Deniz Gezmiş

  • 1
  • 0
  • 493

Servet Yardımcı: Her şey Rize'de başladı

  • 0
  • 0
  • 195

Karaahmetoğlu'ndan Yardımcı'ya tam destek

  • 0
  • 0
  • 242

Rize İyidere Sarayköylü ölümsüz bir kahraman: Kahraman Kalkavan

  • 0
  • 0
  • 218

Onların da yolu Rizespor'dan geçti

  • 0
  • 0
  • 246

Rize Belediye Eski Başkanı Ziya Çalışır

  • 0
  • 0
  • 240

Rize siyasetinin güçlü hafızası Sami Kumbasar

  • 0
  • 0
  • 274

30 KUPONA ALINMADI BU VATAN KURTULUŞ MUHACİRLİK VE RİZE

  • 0
  • 0
  • 250

Bir kentin ardında kalan! Rize'nin meşhur 'Kara Valisi' Mehmet Hurşıt Akkaya!

  • 0
  • 0
  • 255

En büyük silahı hayal gücü olan bilge bir gezgin: Cemal Gülas

  • 1
  • 0
  • 298

Mapavrili Dursun Ali Sarıoğlu

  • 0
  • 0
  • 383

Ne Söyledim Sana Ne Söyledim Hiç Oralı Olmadın

  • 0
  • 0
  • 301

Kızıldere Katliamının 52. Yılında Ardeşen Öceli Cihan Alptekin

  • 0
  • 0
  • 927

Milli Mücadelenin Unutulmaz Deniz Kahramanlığı

  • 0
  • 0
  • 285

Bizim Derenun İnsanı Abdurrahim Albayrak

  • 0
  • 0
  • 287

Elleri Kelepçeli Fenerbahçe Başkanı Ve Rize Mebusu

  • 0
  • 0
  • 350

Çayeli Haytefli Sucu Baba

  • 0
  • 0
  • 313

Size Bize Hepimize Yeter Rize'de

  • 0
  • 0
  • 266

NASIL DA ÇAPRPARDI KALPLER ŞENOL BİROL GOL DİYE

  • 0
  • 0
  • 422

SÜLEYMAN KAZMAZ’IN ANILARINDA RİZE’NİN İŞGAL YILLARI

  • 0
  • 0
  • 312

Rizeliler Hep Atasının Yanında Olmuştur

  • 1
  • 0
  • 1082

Rize Eski Valisi Kamil Nezih Okuş

  • 0
  • 0
  • 434

Bilir misin Hemşehrim Rize’nin Köylerini

  • 0
  • 0
  • 318

Çayeli’nin Eski Adının Çaybaşı Olduğunu Biliyor muydunuz?

  • 0
  • 0
  • 358

Rize İkizdere Gezmişoğullarından Deniz Gezmiş

  • 0
  • 0
  • 504

Karadeniz'in İncisi Güzellik Mabedi Rize

  • 0
  • 0
  • 363

Onu Dünya Gıpta İle İzliyor Ödüllendiriyor Ya Biz?

  • 0
  • 0
  • 401

1922 Yılında Rize

  • 0
  • 0
  • 372

Pazarspor’un 50. Yıl Etkinliği İstanbul'da Yapıldı

  • 0
  • 0
  • 336

Türk Sanat Müziğinin Yıldızı Yüksel Uzel Vefat Etti

  • 0
  • 0
  • 438

Türkiye'nin İlk Yerli Boya Üreticisi Hayırsever İş Adamı Ahmet Hamdi İshakoğlu

  • 0
  • 0
  • 378

Rize İlinin Yakın Tarihine Dair Hatıralar

  • 0
  • 0
  • 719

TÜRK SİYASETİNDE AYKIRI BİR PORTRE

  • 0
  • 0
  • 364

BİR KÜLTÜR ABİDESİ TULUMU KONUŞTURAN ADAM: REMZİ BEKAR

  • 0
  • 0
  • 462

ÜLKE YÖNETİMİNDE SÖZ SAHİBİ RİZE PAZARLILAR

  • 0
  • 0
  • 504

RİZE GÜNLERİ ÜZERİNE

  • 0
  • 0
  • 410

PAZARLILAR BİRLİĞİ DERNEĞİ GENEL KURULU YAPILDI

  • 0
  • 0
  • 482

Vefatının 14. Yılı Anısına (18 Kasım 2009)

  • 0
  • 0
  • 763

Servet Yardımcı: Rize Hatıralarımızın Şehridir

  • 0
  • 0
  • 536

KAZIM KARTAL’IN RİZE ÇAY TARİHİNE KATKILARI

  • 1
  • 0
  • 661

KİMLER GELDİ KİMLER GEÇTİ

  • 0
  • 0
  • 734

Futbol Sahalarının Arap Ahmet’i

  • 0
  • 0
  • 710

Çamlıhemşin Çinçivalı Murat Karayalçın’ın Anıları

  • 0
  • 0
  • 539

1946 Yılında Hazırlanan Rize Şehri Kat'i İmar Planı

  • 0
  • 0
  • 601

RİZE TURİZMİNDE POTANSİYEL VAR

  • 0
  • 0
  • 508

RİZELİ SİYASİLERİN DARBE HATIRALARI

  • 0
  • 0
  • 498

ŞAMPİYON RİZESPOR (1973-74 SEZONU)

  • 0
  • 0
  • 527

Rize Sporundan Bir Yıldız Kaydı

  • 0
  • 0
  • 572

O Artik Çok Sevdi̇ği̇ Ci̇mi̇l’i̇n Topraklarinda

  • 0
  • 0
  • 636

24 SAATTE 24 FUTBOLCU TRANSFER EDEN RİZESPOR’A SELAM OLSUN

  • 0
  • 0
  • 655

Rize'nin eskimeyen milletvekili Sami Kumbasar

  • 0
  • 0
  • 748

Nerede o eski bayramlar

  • 0
  • 0
  • 549

Rizespor Süper Lig'de Lobimiz Amatör Kümede

  • 2
  • 1
  • 679

Dönemine Damgasını Vurmuş Bir İsim

  • 0
  • 0
  • 871

Dönemine Damgasını Vurmuş Bir İsim Rize Milletvekili TBMM Başkanı Fuat Sirmen

  • 0
  • 0
  • 524

Birlikten kültür doğuyor

  • 0
  • 0
  • 556

Eski İstanbul’un Rizeli Kabadayıları

  • 2
  • 0
  • 11137

Rizespor’un unutulmaz kalecisi Sinan Yenigün

  • 0
  • 0
  • 659

Tarihinden sayfalar

  • 0
  • 0
  • 522

Yazında doğası, çayı ve insanıyla Rize-2

  • 0
  • 0
  • 580

Rize'nin ünlü futbolcuları

  • 0
  • 0
  • 705

Yazında doğası, çayı ve insanıyla Rize-1

  • 0
  • 0
  • 491

Rizeli Savcı Yusuf İzzet Akçal ve Şair Nazım Hikmet’in Bursa Cezaevi hatıraları

  • 0
  • 0
  • 538

Memleket Kokulu Sanatçı Emin Yağcı'nın Ardından

  • 0
  • 0
  • 555

19 Mayıs'ta Doğdu Aşkımız

  • 0
  • 0
  • 539

Gol Kralı zeki ve çevik Rizespor'u Oktay Çevik

  • 0
  • 0
  • 597

Rize Malpet'ten futbolun zirvesine baba hakkı istedi Beşiktaşlı oldu ona Arap Ahmet derlerdi

  • 0
  • 0
  • 680

Rizelilerin hemşerilik teklifini kabulünün 100. Yılı Anısına

  • 0
  • 0
  • 521

Lefter: Rizeliler'i Rize'yi hiç unutmadım

  • 1
  • 1
  • 585

Merhum Başbakan Ahmet Mesut Yılmaz'ın Rize Sevgisi

  • 0
  • 0
  • 530

Çayın Başkentinden Türkiye’nin Başkentine Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz

  • 0
  • 0
  • 466

Rize'nin il oluşunun 99. yıl anısına Lazisatan sancağından Rize vilayetine

  • 0
  • 0
  • 655

Rize'nin il oluşunun 99. yılı anısına

  • 0
  • 0
  • 617

Bir Futbol ve Rizespor Emekçisi: Zafer Numan Kanburoğlu

  • 0
  • 0
  • 489

Kurtuluşa yürek koymuş bir Rizeli Mehmet(Ağa) Ekşioğlu

  • 2
  • 0
  • 788

Türk Ordusuna Rizelilerin Hediyesi: Rize Teyyaresi

  • 0
  • 0
  • 489

Aspetli hayırsever Ali Rıza Mete'nin vefatının 7. yılı anısına

  • 1
  • 0
  • 519

Vekil Olmak/Asıl Kalmak

  • 0
  • 0
  • 494

Laz Ziya, Ziya Kalkavan

  • 1
  • 0
  • 571

Rize İlinin Bir Lobisi Yok

  • 1
  • 3
  • 889

Unutulmaz Başhekim

  • 1
  • 0
  • 550

Belediye Bloklarında Sona Yaklaşılıyor

  • 2
  • 0
  • 530

Rize Pazar Tarih Yazar

Rize ilçe ilçe ele alınmalı bir sosyo kültürel envanter çıkarılmalı.....

  • 6
  • 0
  • 791

Rize Günleri Rize'ye Yakışır Olmalı

  • 3
  • 0
  • 729

DEĞERLİ SANATKÂR VE GÖNÜL İNSANI ÇAYELİLİ HEMŞEHRİMİZ DURSUN KARACA’NIN ARDINDAN

Bir Çayeli sevdalısı. Bir İstanbul Beyefendisi. Bir cumhuriyet sevdalısı. Eski futbolcu, eski belediye başkan yardımcısı. Kalıcı eserlere imza atmış bir sanatkar ve en önemlisi gönül insanı Dursun Karaca ağabeyimizi kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz.

  • 0
  • 0
  • 123

Vefatının İkinci Yılı Anısına Ahmet Mesut Yılmaz ve Hatıralar

  • 0
  • 0
  • 545

BU TOPRAKLARDAN BİR CİMİLLİ İBO GEÇTİ

  • 0
  • 0
  • 1618

RİZE'NİN KAYBOLAN SEMBOLLERİ

  • 0
  • 0
  • 1843

RİZE’NİN NOSTALJİK DEĞERİ TURİST OTEL VE HATIRALAR

  • 0
  • 0
  • 2505

TURGUT KIRAN’IN ARDINDAN

  • 0
  • 0
  • 3478

RİZE BİZİMDİR VE BAŞKA RİZE YOKTUR

  • 0
  • 0
  • 2480

MÜTEVAZI BİR EFSANE: ALİ YAVUZ

  • 1
  • 0
  • 10485

ÇAY YAPRAĞI ESRA ALKAN'IN KALEMİNDEN DİLE GELDİ

  • 0
  • 0
  • 1188

RİZESPOR'UN KURULUŞ TARİHİ DEĞİŞTİRİLEMEZ

  • 0
  • 0
  • 2183

19 MAYIS TARİHİ RİZESPOR BAYRAMI OLARAK İLAN EDİLMELİDİR

  • 0
  • 0
  • 1296

RİZELİ FUTBOLCULARDAN OLUŞAN RİZESPOR TARİH YAZIYORDU

  • 0
  • 0
  • 6452

TÜRK SİYASET TARİHİNİN İKİ BEYEFENDİ İSMİ: YUSUF İZZET AKÇAL VE EROL YILMAZ AKÇAL

  • 0
  • 0
  • 3620

TÜRK SİYASETİNİN RENKLİ İSMİ: OSMAN KAVRAKOĞLU

  • 0
  • 0
  • 3736

BELEDİYECİLİĞİN BABASI: AYTEKİN KOTİL

  • 0
  • 0
  • 1522

NE RİZE’DE VEFA İSİMLİ BİR SEMT NE DE RİZELİ DE VEFA VAR

  • 0
  • 0
  • 1155

KOCA KAPTAN GÜRSEL AKSEL, RİZESPOR VE VEFA

  • 0
  • 0
  • 930

OLİMPİYAT VE DÜNYA ŞAMPİYONU RİZE’NİN GURURU: KAZIM AYVAZ

  • 0
  • 0
  • 1284

ATATÜRK’ÜN KADIM DOSTU RİZELİ MATARACI MEHMET EFENDİ

  • 1
  • 0
  • 1951

RİZE ESKİ HÜKÜMET TABİBİ: DOKTOR MEHMET ALİ GÜVEN

  • 0
  • 0
  • 1136

GERİYE HOŞ BİR SEDA KALDI

  • 0
  • 0
  • 1033

RİZELİLERİN DERVİŞ ALİ’Sİ

  • 0
  • 0
  • 980

YEŞİL MAVİ RENKLER DÜNDAR AKDENİZ’İN ARMAĞANI

  • 0
  • 0
  • 1309

TURGUT AKSOY’UN ARDINDAN: ÖZEL İNSANDI, GÜZEL İNSANDI

  • 0
  • 0
  • 1224

AZMİ KANDEMİR YAŞAYAN TARİHTİR

  • 0
  • 0
  • 1226

ÜÇ GÜZEL ADAM VE ÜÇEL

  • 0
  • 0
  • 877

TÜRK SİYASET TARİHİNİN RENKLİ İSMİ ALİ TOPUZ'UN ARDINDAN

  • 0
  • 0
  • 856

SİYASETTE SOL KANAT FUTBOLDA STOPER: ALPER TAŞ

  • 0
  • 0
  • 795

'BİZİM SASU' CENGİZ SARIOĞLU

  • 0
  • 0
  • 1043

RİZE ÇAYINA ADANAN BİR ÖMÜR: MEHMET ZİHNİ DERİN

  • 0
  • 0
  • 975

RİZE SİYASET TARİHİNDEN RENKLİ BİR POTRE: MEHMET TALAT DOĞAN

  • 0
  • 0
  • 844