Bir anda…
Bir teyze…
Bir söz…
Ve koskoca memleketin gündemi değişti.
“OKURSA OLUR” DİYENLERİN UMUDU MU, ÇARESİZLİĞİ Mİ?
Rize’de “şifacı teyze” diye anılan Fatma teyze…
115 yaşında…
Bir ömür görmüş…
Bir ömür yaşamış…
Eskiden vardı çokça okuyup şifa dağıtan…
“Nefesi kuvvetli” denilen…
Yarı hoca yarı umut…
Ama mesele şu:
Bugün insanlar neden bu kadar sarıldı bu söze?
“Okurum, işi olmayan iş bulur, evlenemeyen evlenir.”
Bir cümle…
Ama bakıyorsun…
Türkiye’nin dört bir yanından mesaj yağıyor.
Antep’ten…
Bursa’dan…
“Adres ver abi, geleceğim” diyenler…
Hele gençler…
Hele o sevdalı mesajlar…
Ula uşağum, bu ne hâl?
Demek ki mesele sadece bir teyze değil…
Mesele umut açlığı.
“İnsan çaresiz kalınca, en uzak ihtimale bile sarılır.”
BİR FOTOĞRAF… BİR ALGI… BİR KAOS
Sosyal medyada dolaşan fotoğraf…
Yapay zekâ ürünü…
Ama kim bakıyor?
Kim sorguluyor?
Görüntü var…
İnanç var…
Gerisi teferruat.
Kapıya 40 kişi dayanıyor.
Yaşlı teyze yoruluyor.
Aile isyan ediyor.
Muhtar telefonlara yetişemiyor.
Gece yarısı arayanlar…
Israr edenler…
“Bir okutsa yeter” diyenler…
Bu artık haber değil…
Toplumsal bir fotoğraf.
“Gerçek bazen görünmez, insanlar görmek istediğine inanır.”
TOPLUM NEYE MUHTAÇ KALDI?
Burada durup düşünmek lazım.
Bir teyzenin duasına muhtaç hale gelen bir gençlik…
İş için, eş için, huzur için…
Bu sadece gülüp geçilecek bir olay değil.
Bu bir alarm.
Demek ki…
Ekonomi yetmiyor.
Psikoloji yorulmuş.
İnsanlar tutunacak dal arıyor.
Eskiden “okuyup üflemek ayıptır” derlerdi.
Şimdi umut oldu.
Ha bu arada…
Teyze diyor ki: “Kimse gelmesin.”
Ama dinleyen var mı?
Yok.
“İnsan umudu buldu mu, gerçeği duymak istemez.”
RİZESPOR SAHADA, ŞEHİR MORALDE
Gelelim sahaya…
Çaykur Rizespor…
4-1’lık net galibiyet.
Temiz oyun.
Temiz skor.
Samsun’dan gelen taraftarlar…
Güzel ağırlandılar…
Güzel uğurlandılar.
Şimdi sırada Gaziantep maçı var.
Bak açık söyleyeyim:
Bu maç alınırsa…
Lig biter.
Rahat nefes…
Rahat şehir…
Ama şunu unutmayalım:
Bu takım bizim.
İyi günde de kötü günde de…
Eleştireceğiz ama yıkmayacağız.
Konuşacağız ama sahip çıkacağız.
“Bir takım kazanırken alkışlanır, kaybederken sahip çıkılır.”
ŞEHİRDE FUAR VAR, UMUT VAR MI?
Önümüzde turizm fuarı…
Kitap fuarı…
Hazırlıklar sürüyor.
Emeği geçen çok.
Güzel mi?
Güzel.
Ama yine aynı soru:
İçi dolu mu?
Rize artık kabuğunu kırmak zorunda.
Sadece etkinlik değil…
Etkisi olan işler lazım.
Bir vatandaşın dediği gibi:
“Ben Rize’yi seviyorum.”
İşte mesele bu kadar sade.
Bu kadar derin.
“Bir şehri büyüten projeler değil, o şehri seven insanlardır.”
KALENDERCE
Bir teyzenin duasına sarılan bir memleket…
Bir galibiyetle sevinen bir şehir…
Bir fuarla umutlanan bir gelecek…
Hepsi aynı hikâyenin parçaları.
Ama asıl mesele şu:
Biz gerçekten neye inanıyoruz?
Kendi gücümüze mi…
Yoksa başkasının duasına mı?
Dua güzel…
Ama çalışmadan dua yetmez.
Şifayı uzaklarda arama…
Biraz da kendinde ara.
Aytekin KALENDER



















