14 Şubat… Herkes sevgi cümleleri kurarken, Rize bir hocasını uğurladı.
Neden oldu?
Nasıl oldu?
Sorular havada asılı kaldı.
Gülçin Bilgin Turna… Yetiştirdiği öğrencilerle, kurduğu samimi diyaloglarla, fakülte koridorlarında bıraktığı izlerle hatırlanacak bir isimdi. Sevilen bir hocaydı. O yüzden acı biraz daha derin.
Sahil Camii’nde ikindi namazının ardından cenaze namazı kılındı. Ailesi, üniversitedeki mesai arkadaşları, öğrencileri… Omuz omuza verdiler. Gençlerin gözyaşı en ağır olanıydı. Çünkü bir hocayı kaybetmek, biraz da yol göstereni kaybetmektir.
Hayat bazen bir anda perdeyi indiriyor.
Bir şehir, bir akademisyenini uğurladı.
Bazı insanlar gider ama bıraktığı iz kalır.
Bir insanın gerçek serveti, arkasından edilen duadır.
Ailesine, sevenlerine; en çok da eşine, çocuklarına sabır diliyoruz.
ATMACA İÇİN AH MI OH MU?
“Dört maçta sekiz puan alınmazsa zor günler başlar” demiştim.
İlk viraj dönüldü.
Çaykur Rizespor, Ankara deplasmanında Gençlerbirliği karşısında ilk yarıyı 2-0 geride kapattı. Üstelik talihsiz bir şekilde Ali Sowe’un kendi kalesine attığı golle perde açıldı. Üzerine Koita’nın golü…
İkinci yarı?
77 ve 87’de Mithat Pala çıktı sahneye. 2-2.
Bir puan cepte. Ama yetmez.
Altı maçtır galibiyet yok. 21 puandayız.
Şimdi hesap net:
Kocaeli’ni evinde yeneceksin.
Kasımpaşa’dan en az bir puan alacaksın.
Antalya’yı geçeceksin.
Yedi puan lazım.
Bu lig pamuk ipliği.
İki hafta kaybedersen dibi görürsün, iki hafta kazanırsan nefes alırsın.
Bu takımın kaderi hâlâ kendi elinde.
Futbol, son düdük çalmadan bitmez.
8 YAŞINDA BİR MEDYA HİKÂYESİ
Rize Takip 7 yılı geride bıraktı, 8. yaşına bastı.
Sosyal medyada başlayan bir yolculuk…
Bugün 12 kişilik ekip…
Her gün yaklaşık 100 içerik…
Her ay 150 milyona yakın izlenim…
Bu rakam Türkiye ortalamasında büyük olabilir ama bizim için mesele rakam değil, memleket sevdası.
Bölge insanı sahip çıkmasa bu olmazdı.
Ekipman arttı, ekip büyüdü ama niyet değişmedi:
Rize’nin hikâyesini anlatmak.
Dün nasıl başladıysak, yarın da aynı heyecanla devam.
Emek varsa karşılığı da olur.
Kalıcı olan izlenme değil, iz bırakmaktır.
Kalenderce
Bir şehir, bir hocasını toprağa verdi.
Bir takım, kader maçlarına hazırlanıyor.
Bir medya yolculuğu sekizinci yaşına girdi.
Hayat aynı gün içinde hem yas hem umut hem mücadele barındırıyor.
Kimi zaman “ah” çekiyoruz, kimi zaman “oh”.
Ama yürümeye devam ediyoruz.
Çünkü bu şehirde umut da inatçıdır, insanlar da.
Aytekin KALENDER



















