Bir karar çıktı.
Resmî Gazete’de…
Soğuk, net, tartışmasız.
Ama sahaya indiğinde…
İç ısıtmıyor.
Çünkü mesele sadece “karar” değil.
Mesele o kararın kaç kişiye dokunduğu.
Ve bu kez dokunduğu yer… Biraz dar.
BEKLENEN GELDİ AMA… YETTİ Mİ?
Aylar önce bir söz verilmişti.
ÇAYKUR’da mevsimlik işçilere yönelik düzenleme…
Herkes umutlandı.
“Bu iş büyür” dedi.
“Binlerce işçiyi kapsar” dendi.
Ama gelen tablo:
150 kişi.
Hepsi bu.
KPSS puanına göre…
Kadroya geçiş.
Kâğıt üzerinde doğru.
Sistem açısından mantıklı.
Ama sahadaki karşılığı?
“Bu muydu yani?” dedirten cinsten.
“Dağ fare doğurdu” derler ya…
Tam o hesap.
Bir şehir beklentiye girdi.
Bir şehir hesap yaptı.
Bir şehir umutlandı.
Sonuç?
150 kişi.
Şimdi beklenti 10 ay 29 gün vaatlerinde…
“Büyük sözler, küçük sonuçlar doğurursa itimat erir.”
SİSTEM DOĞRU AMA KAPSAM DAR
Şimdi hakkını verelim.
KPSS şartı…
Yaş sınırı…
Hizmet süresi kriteri…
Bunlar keyfi değil.
Devlet sistemi açısından bakınca…
Bir standardizasyon çabası var.
Ama mesele şu:
Rize’de ÇAYKUR demek…
Sadece bir kurum değil.
Bir hayat biçimi.
10 bin işçi dediğin…
40 bin insan demek.
Bir evde 4 kişi…
Bir mahallede onlarca hikâye…
Sen bu hikâyenin içinden 150 kişiyi çekip alırsan…
Geriye ne kalır?
Bekleyiş.
“Adalet bazen eşit dağıtmak değil, ihtiyaca göre dokunmaktır.”
ASIL SORU ŞU: DEVAMI GELECEK Mİ?
Şimdi herkes aynı soruyu soruyor:
Bu başlangıç mı…
Yoksa son mu?
Eğer bu bir ilk adımsa…
Eyvallah.
Ama eğer “bu kadar” ise…
İşte orada sıkıntı başlar.
Çünkü beklenti yönetilmezse…
Hayal kırıklığı büyür.
Rizeli sabırlıdır.
Ama unutmaz.
Bugün 150 kişi mutlu olur…
Ama binlerce kişi “biz ne olacağız?” diye sorar.
“Umudu yarım bırakmak, hiç vermemekten daha ağırdır.”
RİZE’NİN GERÇEĞİ: ÇAY SADECE TARIM DEĞİL
Şunu hâlâ tam anlayamadık:
Çay…
Sadece bir ürün değil.
Bir ekonomi.
Bir sosyoloji.
Bir hayat.
Bu yüzden ÇAYKUR’da alınan her karar…
Sadece işçiyi değil…
Şehri etkiler.
Bugün verilen karar küçük görünür…
Ama etkisi büyüktür.
Çünkü insanlar artık şunu söylüyor:
“Demek ki sıra bize gelmeyebilir…”
İşte bu cümle tehlikeli.
“Bir şehir umudunu kaybederse, üretimi de kaybeder.”
KALENDERCE
Azı karar, çoğu zarar derler…
Ama bazı işler vardır ki azı da zarar olur.
150 kişiyle sevinen olur…
Ama binlerce kişi susar.
Ve bilirsin…
En tehlikelisi susan kalabalıktır.
Bu şehir sabreder…
Ama hesabını da içinde tutar.
Aytekin KALENDER



















