Memlekette son yıllarda bir “başladık ama bitiremiyoruz” hali var.
Ekonomik kriz, küresel dalgalanma, bütçe dengesi… Hepsi doğru.
Ama bazı projeler var ki; “zor” kategorisinde değil, “hayati” kategorisinde.
Rize için bunların başında Lojistik Liman ve şehir merkezindeki dal-çık projesi geliyor.
Bunlar süs değil, vitrin değil.
Bunlar şehrin nefes borusu.
DEMİR YOLU MESELESİ: AKIL MI, HARİTA MI KARIŞTI?
Yıllardır dilimizde bir türkü var:
Samsun–Ordu–Giresun–Trabzon–Rize–Artvin–Sarp Demir Yolu.
Haritaya bakıyorsun, mantık orada.
Ekonomiye bakıyorsun, ihtiyaç orada.
Yük var, liman var, sınır var.
Ama gel gör ki…
Somut adım yok.
Şimdi Bakan çıkıyor, diyor ki:
“Bu hatta Erzincan bağlantısı da yapacağız.”
İşte tam bu noktada Rize’de şu soru dolaşıma giriyor:
“Biz yükü kıyıya mı indiriyoruz, yoksa dolaştırıp yoruyor muyuz?”
Türkiye Asya ve Avrupa arasındaki doğu-batı koridorunda doğal bir köprü.
Kafkas ülkeleri ve Orta Asya'dan Afrika'ya uzanan koridorun da tam ortasında.
Kars–Iğdır–Aralık–Dilucu Demir Yolu Hattı temeli atıldı.
Peki Bakan’ın Erzincan–Trabzon demiryolu bağlantısı sözleri?
Kars’a ulaşan yük:
Erzurum
Erzincan
Trabzon
Rize Lojistik Liman
Bu neye benziyor biliyor musun?
Sağ elinle sol kulağını tutmaya.
Eğer Rize’de bir lojistik liman planlıyorsan,
o limanın doğal hinterlandı Kars–Erzurum–Rize’dir.
Yol kısa, doğrudan ve mantıklı olmak zorunda.
Yoksa “stratejik koridor” lafı güzel,
ama yatırım stratejiyle değil mesafeyle ilgilenir.
513 KİLOMETRE, 250 KM HIZ… AMA TAKVİM NEREDE?
Samsun–Sarp projesi kağıt üstünde şahane:
513 kilometre hat
Saatte 250 km hız
14 istasyon
12 milyon yolcu
14 milyon ton yük
E iyi de…
Yıl kaç?
Kazma ne zaman vurulacak?
2026 Yatırım Programı’na “etüt” olarak girmesi,
bölge halkı için şu an şunu ifade ediyor:
“Konuşuluyor ama yürümüyor.”
Bu bölge artık sunum değil, icraat görmek istiyor.
ÇAY GÜBRESİ: RAKAMLAR SESSİZ AMA CAN YAKIYOR
Bir de işin mutfağı var.
Çay tarlası.
Gübre ton fiyatı:
2023: 7.500 TL
2024: 12.500 TL
2025: 17.500 TL
2026: 25.000 TL
Bu artış grafik değil, üreticinin sırtındaki yük.
Çay üreticisi şunu soruyor:
“Ben gübreyi pahalı alıyorum,
ama çayın değeri aynı yerde sayıyor.
Bu denge nereye kadar?”
Uzman “erken planlama” diyor,
üretici “erken borçlanma” anlıyor.
KALENDERCE
Rize’de mesele şu:
Biz hayal kurmayı seviyoruz,
ama artık takvim görmek istiyoruz.
Demir yolu hayal değil,
liman vaat değil,
çay ise kader.
Bu şehir lafla değil,
ray sesiyle, vinç sesiyle,
üreticinin nefesiyle ayağa kalkar.
Un var, şeker var…
Helva için artık ocağı yakmanın vakti geldi.
Aytekin KALENDER



















