Şimdi dürüst olalım.
Ayder’de hafta sonu festival coşkusu vardı mı? Vardı.
Ama “iğne atsan yere düşmez” kalabalığı var mıydı? Yoktu.
Bu sene Ayder, geçmiş yıllara göre biraz daha sakin, biraz daha soluk kaldı. Bunun tek bir sebebi yok. Birkaç başlık altında toplamak lazım.
AYNI GÜN, AYNI MÜZİK, AYNI HORON
Bir numaralı dezavantaj net: Uzungöl.
İlk kez yapılan, iyi tanıtılan, sosyal medyada fena da parlatılan Uzungöl Festivali…
Hem de aynı günlerde.
E şimdi sorarım sana:
Vatandaş neden iki festival arasında mekik dokusun?
Birini seçer, öbürünü pas geçer. Bu kadar basit.
Koordinasyon eksikliği burada tokat gibi çarpıyor yüzümüze.
Bir bölgede iki büyük etkinlik aynı tarihe sıkıştırılır mı?
Sıkıştırılıyor işte.
SANATÇI MESELESİ: GENÇLER PEK ISINMADI
İkinci mesele sahnedeki isimler.
Kusura bakmayalım ama gençler bu sene pek heyecanlanmadı.
“Gidelim de şurda bir story atalım” motivasyonu bile zayıftı.
Festival dediğin biraz da kuşak işi.
Bir kuşak sever, diğeri omuz silker.
Bu sene omuz silkenler çoğunluktaydı.
ALIŞKANLIK BAZEN AVANTAJ, BAZEN YORGUNLUKTUR
Bir de şu var:
Aynı festival, aynı format, uzun yıllardır…
Geçen yıl giden, bu yıl “bir de başka yere bakalım” diyebiliyor.
Bu bir eleştiri değil.
Bu insan psikolojisi.
AMA AYDER’İN ELİNDE ÇOK GÜÇLÜ KOZLAR VAR
Avantajlara gelirsek…
Ayder yıllardır bu işi yapıyor.
Bir düzen var, bir refleks var, bir organizasyon hafızası var.
Bu sene ayrıca şunu gördük:
Şehrin tamamı festivali sahiplenmeye çalıştı.
Belediyeler, kurumlar, STK’lar…
“Bu iş sadece Çamlıhemşin’in değil, Rize’nin işi” duygusu yavaş yavaş oturuyor.
İşte bu çok kıymetli.
ETKİNLİKLER BÖYLE YAPILMALI
Geçtiğimiz günlerde yazmıştım, tekrar edeyim:
Bir: Etkinlikler yıl başında planlanmalı ve ilan edilmeli.
İki: İlçesi, yeri fark etmez; yapılan her şenlik topyekûn sahiplenilmeli.
Hepsi Rize’nin etkinliği olmalı.
Bu algıyı yakalarsak, işte o zaman her etkinlik marka olur.
AYDER’E GELEN TURİST NE YAPACAK?
Gelelim işin can alıcı noktasına…
Ayder’e her yıl gelen turist ne yapacak?
Bir bakacak, bir foto çekecek, bir çay içecek, dönecek mi?
Hayır.
Bunu değiştirmemiz lazım.
Farklı aktiviteler, farklı deneyimler…
İşte algı orada değişir.
Bu yüzden Ayder–Huser hattı için konuşulan teleferik projesi önemli.
AK Parti Rize Milletvekili Muhammed Avcı’nın açıkladığı bu proje, başarıyla hayata geçerse bölge turizminin çehresi değişir.
KAÇKARLAR: ADRENALİNİN ZİRVESİ
Bir de Kaçkarlar var…
Kaçkar Dağları, heliski tutkunlarının gözdesi.
Helikopterle zirveye bırakılan sporcular, 1 metrenin üzerindeki karlarda kayıyor.
Hindistan’dan Amerika’ya, Avrupa’dan İskoçya’ya kadar adrenalin sevdalıları burada.
Bu sene yaklaşık 400 kişinin akredite olduğu konuşuluyor.
Nisana kadar sürecek bu faaliyet, Rize’nin “sadece yazın gidilen yer” algısını da kırıyor.
KALENDERCE
Rize’de potansiyel var mı? Var.
Ama potansiyel kendiliğinden markaya dönüşmüyor.
Plan ister, akıl ister, koordinasyon ister.
Ayder, Uzungöl, Kaçkarlar…
Ayrı ayrı parladığında değil, birlikte düşünülüp yönetildiğinde kazanır.
Unutmayalım:
Bir şehir, etkinliklerini bir takvim gibi okuyabiliyorsa güçlüdür.
Rastgele değil, bilinçli coşku lazım.
Aytekin KALENDER



















