Her yıl aynı film.
Martta fısıltı başlar.
Nisanda homurtu yükselir.
Mayısta kriz patlar.
Sonra ne olur?
Birinci sürgün bağırır, ikinci sürgün susar, üçüncü sürgünde herkes kaderine razı olur.
Bir yıl daha biter.
Ertesi yıl aynı başlıklar, aynı cümleler, aynı belirsizlikler.
Yani mesele yeni değil.
Ama çözüm hâlâ rafta, tozlanıyor.
★
ÇAY SORUNU MU, ERTELEME SORUNU MU?
Birileri hâlâ “Çay sorunu çözülemiyor” diyor.
Yanlış.
Çay çözülmüyor değil, çözümsüz bırakılıyor.
Fiyat geç açıklanıyor.
Kota ve kontenjan üreticinin sırtına yükleniyor.
Özel sektör düşük fiyattan alım yapıyor.
Sonra dönüp “piyasa böyle” deniliyor.
Piyasa böyle değil.
Piyasa böyle bırakılıyor.
Çay, kısa vadeli hesapların, sezonluk suskunlukların, günü kurtarma reflekslerinin kurbanı yapılıyor.
Şunu kabul edelim:
Çay sorunu çay kanunu konuşulmadığı için büyüyor bu sorun.
Şubat gelmeden masaya yatırılmadığı için kangren oluyor.
★
SİYASET, ÇAYKUR VE ZİRAAT ODALARI SADECE İZLEYİCİ OLMAMALI
“Bir araya gelmek mümkün mü?”
Evet mümkün.
“Ortak akıl oluşur mu?”
Evet oluşur.
Ama bir şartla:
Öncülük edenler gerçekten öncü olacak.
Siyasiler, ÇAYKUR ve ziraat odaları sadece sezonu bekleyen kurumlar olmamalı.
Sezonu planlayan, riski önden gören, üreticiyi önden koruyan yapılar haline gelmeli.
Şubat ayı boşuna icat edilmedi.
Çayı mayısta konuşmak, sel geldikten sonra set yapmaya benzer.
★
BU DÖNGÜ KIRILMAZSA KAYBEDEN HEP AYNI
Her yıl aynı cümle:
“Bu sene de böyle geçti.”
Ama şunu soran yok:
Kimin için geçti?
Üretici borçla giriyor sezona.
Borçla çıkıyor.
Gençler bahçeye bakmıyor.
Budama yapılmıyor.
Kalite düşüyor.
Pazarlama taktikleri eksik.
Ürün arge çalışmaları eksik.
Depolar çuvallarla çay dolu.
Sonra dönüp “Neden çay eski tadında değil?” diye soruyoruz.
Çay eski tadında değil çünkü sistem eski alışkanlıkta.
★
ÇAY SİYASETİN MALZEMESİ DEĞİL, BU ŞEHRİN OMURGASI
Çay bir slogan değildir.
Çay bir fotoğraf karesi değildir.
Çay bu bölgenin alın teridir.
Kısa vadeli siyasi hesaplardan çıkarılmadıkça,
uzun vadeli plan yapılmadıkça,
çay kanunu, kota, kontenjan, özel sektör politikası masaya yatırılmadıkça
bu hikâye değişmez.
Ve sonra yine yazarız:
“Bir sezon daha bitti.”
★
KALENDERCE
Çay beklemez.
Toprak beklemez.
Üretici hiç beklemez.
Bekleyen sadece kararlar.
O kararlar da her sene biraz daha geç kaldığı için,
çay her sene biraz daha yalnız kalıyor.
Ve yalnız kalan çay,
yalnız bırakanları bir gün mutlaka hatırlatır kendini.
Aytekin KALENDER



















