BIRAK CAHİL KALSIN

Ceyhun KALENDER Ceyhun KALENDER
  • 0
  • 0
  • 2612

 

 BIRAK CAHİL KALSIN

 

 

Bilim adamları pirelerin farklı yükseklikte zıplayabildiklerini görürler. Birkaçını toplayıp 30 cm yüksekliğindeki bir cam fanusun içine koyarlar. Metal zemin ısıtılır. Sıcaktan rahatsız olan pireler zıplayarak kaçmaya çalışırlar ama başlarını tavandaki cama çarparak düşerler. Zemin de sıcak olduğu için tekrar zıplarlar, tekrar başlarını cama vururlar. Pireler camın ne olduğunu bilmediklerinden, kendilerini neyin engellediğini anlamakta zorluk çekerler. Defalarca kafalarını cama vuran pireler sonunda o zeminde 30 santimden fazla zıpla(ya)mamayı öğrenirler.

 

Artık hepsinin 30 cm zıpladığı görülünce deneyin ikinci aşamasına geçilir ve tavandaki cam kaldırılır. Zemin tekrar ısıtılır. Tüm pireler eşit yükseklikte, 30 cm zıplarlar!

 

Üzerlerinde cam engeli yoktur, daha yükseğe zıplama imkânları vardır ama buna hiç cesaret edemezler. Kafalarını cama vura vura öğrendikleri bu sınırlayıcı `hayat dersi`ne sadık halde yaşarlar. Pirelerin isterlerse kaçma imkânları vardır ama kaçamazlar. Çünkü engel artık zihinlerindedir. Onları sınırlayan dış engel kalkmıştır ama kafalarındaki iç engel varlığını sürdürmektedir.

 

İnsanları bir şeyi başarabileceklerine inandırırsanız, onlar için imkansız diye bir şey ortada kalmayacaktır. Tam tersi eğer insanları bir şeyin başarılmasının  imkansız olduğuna inandırırsanız, akılları sürekli bunun imkansızlığını göstermek için çalışacaktır. Böylece düşünme ve özgür hareket etme yeteneğini kaybeden toplum, daha kolay yönlendirilecektir,  verilen komutun dışına çıkamayacaktır.

 

Bu durumu eğitim anlayışımız yönünden ele alacak olursak; eğitim sistemimizin karmaşası içerisinde, bütün aksaklıklarına rağmen,  sistemin ayakta kalması ve işlemesi sürecinde en etkin ve olumlu  rolü oynayanın öğretmen olduğunu vurgulamak gerekir. Ancak köklü bir çözüm üretmede  sistemin yetersiz kalmasının yanında,  bireysel başarıların ve çıkışların pek görülmemesi bir ölçüde öğretmeni de ilgilendirmektedir.

 

Üniversitelerimizin harıl harıl mezun verdiği bu dönemde, nitelik bakımından olmasa da imam, öğretmen, doktor ve  diğer meslek gruplarının yetişmesinde nicelik bakımından bir sıkıntı yoktur . Ancak ülkemizin her alanda sıçrayışını sağlayacak bilim adamı, düşünür, yazar, sanatçı yetiştirilmesinde ciddi bir sıkıntı olduğu kesindir. Sebebine gelince de başta sistem olmak üzere öğretmenlerin  bu süreçteki olumsuz etkilerini görmezden gelmek “Körlerle Sağırlar Birbirini Ağırlar” sözüyle açıklanabilir.

 

Daha çok sloganik sözler üzerine oturan, vaadedilen ve istenilenlerin  uygulamada yer bulamadığı süreçte, belki de bütün samimiyetimizle verdiğimiz emekler çocuklarımızı, gençlerimizi hayatta hazırlamada yetersiz kalmakta  ve alacakları mesafe ancak  bizim sıçrama kapasitemiz kadar olmaktadır.

 

İnsanları bizim düşünce uzantılarımızın dışında sanki başka yer, başka dünyalar yokmuşçasına  sınırlamamız, bizim gelenekçi eğitim anlayışımızdan kaynaklanmaktadır. Bir dağ tırmanışında, senin kapasiten zirveye tırmanmana engelse, başkalarının zirve yapma arzusunu kırmamalısın. Onlara eşlik edemiyorsan en azından yol ver ve  onların zirveye yürüyüşlerinden keyif almaya çalış.  Bu davranış senin yüz akın olacaktır ve ne kadar erdem sahibi olduğunu gösterecektir.

 

Bir harf bile öğretmenin hikmetini bildiğimiz günümüzde,”YANLIŞ EĞİTECEKSEN, BIRAK CAHİL KALSIN” sözünü söyleme amacımız,  “KRAL ÇIPLAK” diyemeyenlere karşın,  öğretmen arkadaşların da affına sığınarak bir özeleştiri yaparak, sorumluluğumuzun bilincinde olduğumuzu vurgulamaktır.  Yoksa birileri durumdan vazife çıkarsın diye değil.

 

Unutmayalım ki bize uymasa da, hoşumuza gitmese de bu ülkenin farklı düşüncelere ve düşünenlere ihtiyacı vardır. Olmalıdır da. Sözle değil, uygulamalarla…Genelde bizi aşan düşünceler ve zekalar bize ters gelebilir. Çünkü  insan, başkalarında ancak kendinde olduğu kadarını görür. Fazlasını ise yanlış görür.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları

Türkiye'nin Özelleştirme Politikası ve Kaybolan Değerler

  • 0
  • 0
  • 3043

SİVİL TOPLUM

  • 0
  • 0
  • 5707

DERE NEREDE?

  • 0
  • 0
  • 5527

ENGELLİ VATANDAŞLARIMIZI ANLAMAKLA YÜKÜMLÜYÜZ

  • 0
  • 0
  • 5488

ÇAY DEYİP GEÇMEYİN!

  • 0
  • 0
  • 2832

KÜRESEL ISINMA NEDİR?

  • 0
  • 0
  • 3768

İNSANLIĞIN KORKULU RÜYASI SALGIN HASTALIKLAR

  • 0
  • 0
  • 6059

BU KİBİR, BU İNAT, BU HASET NEDEN?

  • 0
  • 0
  • 4585

SATMAKLA DA BİTMEZ Kİ!

  • 1
  • 0
  • 2869

TURAN NEDİR?

  • 0
  • 0
  • 3632

ANLAMLI SORULARA ANLAMLI CEVAPLAR

  • 0
  • 0
  • 3607

TÖRE

  • 0
  • 0
  • 3027

HAYDİ BİR KIYAMET KOPARALIM!

  • 0
  • 0
  • 3563

KIRMIZI IŞIK

  • 0
  • 0
  • 3657

NASIL BİR SENDİKA?

  • 0
  • 0
  • 9479

ETİ SENİN KEMİĞİ BENİM

  • 0
  • 0
  • 2881

HEM PERHİZ HEM DE LAHANA TURŞUSU

  • 0
  • 0
  • 2552

BU NE PERHİZ BU NE LAHANA TURŞUSU!

  • 0
  • 0
  • 2523

EĞİTİMİN RUHU

  • 0
  • 0
  • 2630

ÇAY,ZİHNİ DERİN VE ATATÜRK

  • 0
  • 0
  • 8621

BU ADAM BENİM DEDEM

VE BU VATAN İÇİN CANLARINI VEREN DEDELERİMİZ…

  • 0
  • 0
  • 5785

RAMAZAN-I ŞERİF AŞKINA

  • 0
  • 0
  • 3809

BABALAR GÜNÜ ANISINA:ÜÇ KALENDER İNSAN

  • 0
  • 0
  • 2973

YENİLERİ GELSİN!

  • 0
  • 0
  • 3396

İNSAN HAYATI VE DEVLETİN ÇEVRECİLİĞİ

  • 0
  • 0
  • 2336

BATI FAŞİZMİ VE TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ

  • 0
  • 0
  • 2457

ÜSLUP MESELEZİ

  • 0
  • 0
  • 2698

SENDİKA NE İŞE YARAR

  • 0
  • 0
  • 3451

DEVLET BABA

  • 0
  • 0
  • 2740

KİM KAZANDI?

  • 0
  • 0
  • 2544

BİZİM SİYASETİMİZ:YEŞİL ALTIN

  • 0
  • 0
  • 1993

BİZİM KÖYÜN DELİLERİ

  • 0
  • 0
  • 3001

BIRAK CAHİL KALSIN

  • 0
  • 0
  • 2612

SU! ŞAKAYA GELMEZ!

  • 0
  • 0
  • 2576

BENİM KİM OLDUĞUMU BİLİYOR MUSUN?

  • 0
  • 0
  • 2930

EĞİTİM ŞART DA...

  • 0
  • 0
  • 3734