Rakamlar yalan söylemez.
İlk yarı 17 maçta 4 galibiyet, 6 beraberlik, 7 mağlubiyet.
20 gol atmışız, 24 gol yemişiz.
18 puanla ligin 12’nci sırasındayız ve düşme hattındaki Kayserispor ile aramızda sadece 3 puan var.
Bu tablo, “rahatız” diyen herkesi uyandırması gereken bir tablodur.
İkinci yarıya baktığımızda iş daha da zor.
Göztepe deplasmanı, Alanyaspor, Başakşehir deplasmanı, Galatasaray ve Gençlerbirliği deplasmanı.
Beş maç, beşi de yüksek risk.
Evet, sahada mücadele eden bir takım var.
Evet, oyuncular elinden geleni yapmaya çalışıyor.
Ama ortada bir gerçek var: Bir yerde ciddi bir yanlış var.
Bu takım neden bir türlü galibiyet serisi yakalayamıyor, neden rahatlayamıyor?
Yeni teknik direktör Recep Uçar ile yapılan görüşmelerde hocanın önceliğinin mevcut kadronun performansını artırmak olduğu anlaşılıyor. Transfere kapıyı tamamen kapatmıyor ama önceliği saha içi iyileşme.
Saygı duyulur.
Ancak sahadaki görüntü bize bazı eksiklerin artık netleştiğini gösteriyor.
Özellikle 6 numara pozisyonunda Papa’nın performansı bu seviyeler için yetersiz kalıyor.
Forvette ise Jurecka’nın, Ali Sowe’dan sonra beklenen katkıyı veremediği çok açık.
Devre arası transferi zor iştir, kabul. Kimse elindeki iyi oyuncuyu kolay kolay vermez.
Ama bu, hiçbir şey yapmadan süreci izleme lüksü de tanımaz.
Kulübün elinde önemli bir avantaj var.
Recep Uçar hocanın scouting geçmişi.
30’un üzerinde ülke gezmiş, ligleri bitmiş pazarları bilen, yabancı dili olan bir teknik adamdan bahsediyoruz.
Bu avantaj doğru kullanılmalı.
Bu takıma acil olarak:
Bir ön libero
Bir forvet
Bir sol bek
Bir de 10 numara gerekiyor
Net, tartışmasız.
Aksi halde sezonun geri kalanı sancılı geçer.
Bu ligde “bir şekilde kalırız” düşüncesi çok takımı yaktı.
Rizespor’un hata yapma lüksü yok.
Zaman daralıyor, rakipler puan topluyor.
Doğru hamleler şimdi yapılmazsa, bedeli baharda çok ağır olur.
Yeşil mavi bu şehrin ortak değeri.
Risk almanın tam zamanı.
Osman ÖKSÜZ



















