Tutku SAVUR

Emine Azder ile söyleşi

  • 9
  • 0
  • 2201

Bugünkü köşe yazımızın konuğu kıymetli öğretmenimiz Emine Azder.


📌Merhabalar hocam hoşgeldiniz. Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
   
✔️Hoşbulduk, ben Emine Azder. Rize Kalkandere'liyim, Üniversiteyi de burada okudum. İlahiyat Fakültesi mezunuyum. Kur'an kursu hocasıyım. Mesleğimin ilk yıllarında kadınlara ders veriyordum, sonra diyanete bağlı 4-6 yaş çocuklara ders vermeye başladım hala bu platformda görev yapıyorum.


📌Kaç yıldır öğretmenlik yapıyorsunuz, mesleğinizin artı_eksi yönleri nedir?

✔️2011 yılından beri görev yapıyorum. Mesleğimi seviyorum. Her meslekte her alanda zorluklar olduğu gibi öğretmenliğin de bir zorluğu var elbette. Kadınlara ders verdiğim zamanlar sakin geçen yıllarımdı, 4-6 yaş grubunda çocuklara görev yapmaya başlayınca çok şey değişti. Muhatabımız küçük çocuklar olmasından dolayı daha fazla titizlik istiyordu. Bu konuda kendimi de geliştirmem gereken pek çok yanım olduğunu fark ettim. Her şeyden önce çocukları tanımam ihtiyaçlarını anlamam gerekiyordu. Farklı bir adım atıp değişik faaliyetlere yöneldim. Geliştirici çeşitli kitaplar okumaya başladım, eğitimlere katıldım. Halk eğitim merkezlerinde tecrübeli Anaokulu öğretmenlerimizin tavsiyelerinden çokça faydalandım. Çocuk gelişimi bölümünde okumaya karar verdim ve başarıyla bitirdim. Bu alanda  hem okuyarak aynı zamanda görev yaparak kendimi geliştirdim. ilk yılların verdigi acemilik, her geçen yıla istinaden yerini deneyimli ellere bıraktı. Çocuklar özellikle bireysel ilgi istiyor, ailelerin bu konuda desteğine ihtiyacımız oluyor. Eğitim tek anne babadan veyahut  sadece öğretmenden geçmiyor maalesef. Ancak ikili ilişki çerçevesinde çocuklardan verim alabiliyoruz. Her yılın bir önceki yıl üzerinde üstünlüğü oluyor. Zorluklar bi kademe daha artarak daha fazla bilgi anlayış ve öğrenmeyi inşa ediyor.


📌10 yıllık tecrübelerinizi kaleme alırsak , genel fikirlerinizi bizimle paylaşır mısınız?

✔️Çocukları çok seviyorum keza onlarla ilgilenmeyi de. Önceleri emekli olana kadar bunu yapabilirim diye düşünüyordum, yavaş yavaş bu düşüncem değişiyor. Bedensel ve zihinsel yorgunluğumu fark ediyorum zaman zaman.
Çocukları küçük bir tohum gibi görüyorum, susuz, güneşsiz, bakımsız olamazlar, hâliyle her şeyleriyle ilgilenmek gerekiyor ve ben filizlenme sürecinin kusursuz olmasını istiyorum ta ki yere kök salmış sağlam bir çınar olduklarını görene kadar. Biliyoruz ki yemeğiyle, temizliğiyle, eğitimiyle vs...ilgi istiyorlar. Biz öğretmenleri daha farkli bilinçli sorumluluk bekliyor. 
Şöyle birşey de var mesela yıl sonu gelip de çocukların büyümüş hallerini gördüğümüz zaman, emeklerimizin taçlandığına şahit olduğumuz vakit çok mutlu oluyoruz. Evet, yorgunluğuma değdi diyoruz bizlerde.


📌Çocuklarla nasıl daha iyi uyum sağlarız ? Siz de iyi bilirsiniz ki bazen çok inatçı oluyorlar, herşeye ağlıyorlar. Üslûp , sorumluluk, eğitim gibi faaliyetleri  nasıl aşılıyorsunuz?

✔️Aslında onlar bize uyum sağlayacaktır.Biz kendimizi geliştirdikten sonra bizleri rol model olarak görecektir . Bizimde çocukların bazı gelişimsel özelliklerini bilmemiz gerekebilir. Ağlama krizleri, inatçılık, hiperaktiflik, 2 yas sendromuna bağlı olan dönemler vardır. Aslında bunların hepsi binevi çocuğun kendisini anlatma hükmündedir. Ebeveynler olarak daha sakin kalabilmeyi ve sabırlı olmayı idrak etmeliyiz. Örneğin beklemek; çocuklar ayakkabılarını giyerken bile acele ettiriyoruz herşey bizlerin düzenine uysun istiyoruz. Maalesef ki bu imkansız. Büyük bireyler bile bir çok hataya tabi iken küçük çocuklardan kusursuzluk beklemek çok yanlış bir davranış biçimidir. 
Biraz da bizim anlayış göstermemiz gerekiyor sabırlı kararlı ve istikrarlı olmalıyız.


📌Son olarak veliler bazı konularda tedirginlik yaşıyor,  sizin bu konudaki görüşleriniz nelerdir?

✔️Çocukların eğitimi küçük yaşta başladığı için, tedirgin olmalarını çok normal buluyorum. Genelde okula alışmasında sıkıntı yaşıyoruz. Aileden ilk kez ayrı farklı bir ortamda bulundukları için hem ebeveynler hem çocuklar sıkıntı yaşıyor. Bu konudaki yılların verdigi tavsiyem iletişimde daha iyi olsunlar ve biz öğretmenlerine güvensinler. Anne ve baba çocuk için önemli roldür birebir taklit etmek istiyorlar. Güveni anlatırlarsa çocuğun burada herhangi bir sorunla karşılaşmayacagına inanması gerçekleşecektir.
Bazen sınıf içinde iki çocuk arasında vurma, itme, kötü söz ısırma gibi şeyler oluyor ve yine dediğim gibi öğretmenler ile irtibata geçmesini ve tatlı dille olayı çözmelerini tavsiye ediyorum.

En önemli mesleklerden birisi öğretmenliktir. Sizin gibi değerli, mütevazı birini tanıdığıma kendi adıma çok memnun oldum. Keyifli bir sohbetti çok teşekkür ederiz, yolunuz açık olsun

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları

Yeşilin ve Mavinin Dansıyla Bezeli Bir Kültür ve Doğa Hazinesi

  • 6
  • 0
  • 955

Trafik Terörü

  • 6
  • 1
  • 687

Emine Azder ile söyleşi

  • 9
  • 0
  • 2201

Nerede o eski ramazanlar

  • 10
  • 0
  • 1478

Teknoloji ile değişen hayatımız

  • 6
  • 0
  • 1003

Zamanın Birinde

Eskiden herşey ne kadar da güzeldi.

  • 3
  • 1
  • 996

Kadın

Hz. Adem’in kaburgasından alınıp, en güzel sûretle biçimlendirilmiş, insanlığın devamı, en şerefli yaratılışın adıdır, “ Kadın”.

  • 4
  • 0
  • 1850