Dilek KANSIZ

Sevgili doktorum

  • 0
  • 0
  • 1780

Nereden geldi şimdi aklıma bilmiyorum. Yıllar önce Rize'de görev yapmış Hakan Türkmenoğlu adında kıymetli bir doktor vardı. İnsan ilişkileri iyi ,genç ve duyarlı olduğunu iyi hatırlıyorum. Kendisi ile sadece selamlaşırdık. Bir keresinde Devlet Hastanesi'nin koridorunda karşılaşmıştık, bir yakınımın ameliyattan çıkmasını bekliyordum. Bana ''Yapabileceğim bir şey var mı ?” diye sormuştu.

Birkaç yıl önce elim bir trafik kazasında kaybettik kendisini. Nurlar içinde yatsın, hoş bir sada bırakarak gitti Hakan Hoca... "Hastan için yapabileceğim bir şey var mı?" cümlesinin beni orada ne kadar rahatlattığını hiç unutmuyorum. Moral bulmuştum. O gün bu gündür hastanelerdeki çalışanların tutumlarını, doktorların hasta ve hasta yakınları ile iletişimlerini gözlemlerim. Tıpkı Hakan Hoca gibi çok değerli doktorlarımız, sağlık çalışanlarımız hala var. Sizin derdinizle dertlenen, sizinle beraber çözüm arayan, tebessümüyle moral olan sağlıkçılarımız...

Son yıllarda sağlık alanında somut ve büyük adımlar atıldı. Nispeten daha temiz ve hijyenik koşullarda hizmet alma imkanları sunularak önemli gelişmeler kaydedildi. Aile hekimliklerinin kurulması, hastane ve doktor seçme hakkı gibi bir dizi büyük adımlar atıldı. Bütün bunlar toplum nezdinde gözle görülür bir karşılık buldu doğrusu. Buraya kadar herşey güzel. Fakat görünmeyen, kanıtlanamayan hatta pek dillendirilmeyen sorunları yok mu bu sektörün? Edindiğimiz bilgiler, gözlemlerimiz, duyumlarımız var olduğu yönünde.

Mesela bazı doktorların ilgisiz ve ukala tavırları, işleri yokuşa süren hastane çalışanları... Sevgili Doktorum; evet emek verdin, dirsek çürüttün, zorlu bir eğitim hayatından geçtin ve de zorlu bir çalışma hayatın var. Ama bende sevdiği bir insanın derdine derman arayan çaresiz bir hasta yakınıyım, üzgünüm, moralsizim. Bana hastamla ilgili söyleyeceklerinden çok, nasıl söylediğin önemli benim için.

Bana ayıracağın süre 1 dakika ise bunu 5 dakikaya çıkar da başka hastaların zamanından çal demiyorum elbette, ama o 1 dakikada bana insan olarak değer ver, yürürken konuşma benimle mesela, dur ve yüzüme bak lütfen! Benim de zor koşulları mı gözardı etme! Beni, araya hatırlı tanıdıklarımı koymak zorunda bırakma! Dağın başından kara lastiğimle gelmiş, Allah'tan başka kimsesi olmayan bir gariban olsam da beni önemse, üstüme jilet gibi takım elbiseyi çekmiş olsam da...

Toplum olarak ihtiyacımız olan hoşgörü ve empati gibi kavramların sağlık sektöründe de karşılık bulması temennisi ile, yedi cihana hükmetmiş Osmanlı padişahlarından Kanuni Sultan Süleyman'ın veciz sözüyle bitiriyorum bu haftaki yazımı; ''Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi''...

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları

Çocuk istismarı, tecavüz ve cinsel suçlar...

  • 2
  • 0
  • 11424

MİKRO MİLLİYETÇİLİK

  • 0
  • 0
  • 1439

AYDER ÜZERİNDEN

  • 0
  • 0
  • 1366

RİZE`NİN ORTA CAMİSİ

  • 0
  • 0
  • 1490

Bilim Merkezi Projesi

  • 0
  • 0
  • 1320

ORTAKLIK KÜLTÜRÜ

  • 0
  • 0
  • 1371

GENÇLİĞE YATIRIM

  • 0
  • 0
  • 1521

GÜZELE GÜZEL DİYEBİLMEK

  • 0
  • 0
  • 1536

Kodla Rize

  • 0
  • 0
  • 1644

KASIMDA ÖĞRETMEN OLMAK

  • 0
  • 0
  • 1493

HAVAALANINA KADAR...

  • 0
  • 0
  • 1437

Memleketim

  • 0
  • 0
  • 1312

ENGELLERİ KALDIRMAK

  • 0
  • 0
  • 1364

Ayak Topu

  • 0
  • 0
  • 1188

Sevgili doktorum

  • 0
  • 0
  • 1780

İsraf

  • 0
  • 0
  • 1856

İSLAMOFOBİ

  • 0
  • 0
  • 2656

Bugün karne günü

  • 0
  • 0
  • 1887

KİMYASAL YERİNE MİKROBİYAL GÜBRE

  • 0
  • 0
  • 1861

2017’YE GİRERKEN

  • 0
  • 0
  • 2173

Bugün birlik olamayacaksak!

  • 0
  • 0
  • 1244