Dilek KANSIZ

KİMYASAL YERİNE MİKROBİYAL GÜBRE

  • 0
  • 0
  • 1862

Geçtiğimiz günlerde bölgemiz için çok büyük önem arz eden müjdeli bir haber duyduk. Çay üretiminde kimyasal gübre yasaklandı. 
Terördür, heykeldir derken enseyi iyice kararttığımız bu günlerde ilaç gibi bir haber dedim kendi kendime. Öyle ya; üzerine kar yağan tek çay Türk çayıdır der övünürüz ama tutar toprağımızı kimyasallarla zehirleriz. Bu yaman çelişki ne zaman son bulacak diye düşünür dururdum. Nihayet ortak akıl devreye girdi de yıllardır dost meclisinde söylemekten öteye geçemediğimiz bu yaraya bir merhem bulundu. Zira sağlık bu, öyle basit bir mevzu değil…
    Ha; bu arada çok veryansın edenler olmuş, verim düşecekmişte, nasıl olacakmışta, falan da filan da… Kimse kusura bakmasın kardeşim, yapılan araştırmalar ortada…
    Kimyasal gübrenin toprağa, bitkilere, toprakta yaşayan canlılara, kuşlara verdiği zararları bizzat gözlemleyebiliyoruz. Yıllardır kanser vakalarını hep Çernobil’le açıklamaya çalıştılar ama bu amansız hastalığın tek faili Çernobil değil, biliyoruz. Hiç dikkat ettik mi, kanser illeti her geçen gün özellikle bölgemizi esir almış durumda. Grip gibi sık rastlanır oldu. Onkoloji servisi acılar içinde kıvranan hastalarla dolu.
    Kanserin her türü neden bu kadar yaygınlaştı, neden bölgemizde sıkça rastlanıyor, Ali’nin gözünü alıp Veli’nin gözüne takan tıp dünyası neden buna çare bulamıyor gibi sorular kemiriyor beynimizi…
    Biraz özeleştiri yapmanın zamanı geldi de geçiyor sanırım. Biz çay üreticileri ve sektör çalışanları ve dahası tüketicileri her kampanya döneminde sadece hükümetin çaya vereceği fiyatı sorduk sorguladık; kah kızdık, kah kafi bulduk. Ama hiç yüksek perdeden şu iki soruyu haykıramadık:
1.    Allahın bölgemize bahşettiği bu nimetin sürdürülebilirliğini nasıl sağlayacağız? Nasıl bizden sonraki nesillere gönül rahatlığıyla bırakacağız?
2.    Bu bereketli topraklara hak ettiği değeri veriyor muyuz?
Velhasıl, bölgemizin büyük bir organik havuza dönüşmesini yürekten destekliyoruz. Dünya artık organik tarım ürünlerini tercih ediyor. Amerika, Japonya, Fransa, İngiltere, İtalya, Finlandiya, İsviçre, Kanada ve Rusya gibi mesela. Hindistan’da çay, Danimarka’da süt ve süt ürünleri, Arjantin’de et ve et mamülleri, Orta Amerika ve Afrika’da muz, Tunus’ta hurma ve zeytinyağı organik tarım ürünleri…
Türk çayını da bu sınıfa sokma gönül rahatlığını yaşayalım inşallah…
Organik olsun, iki kuruş fazla olsun, teşekkürler Çaykur…
İyi hafta sonları Rizem…
Dilek KANSIZ
 

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları

Çocuk istismarı, tecavüz ve cinsel suçlar...

  • 2
  • 0
  • 11424

MİKRO MİLLİYETÇİLİK

  • 0
  • 0
  • 1439

AYDER ÜZERİNDEN

  • 0
  • 0
  • 1366

RİZE`NİN ORTA CAMİSİ

  • 0
  • 0
  • 1491

Bilim Merkezi Projesi

  • 0
  • 0
  • 1320

ORTAKLIK KÜLTÜRÜ

  • 0
  • 0
  • 1371

GENÇLİĞE YATIRIM

  • 0
  • 0
  • 1521

GÜZELE GÜZEL DİYEBİLMEK

  • 0
  • 0
  • 1537

Kodla Rize

  • 0
  • 0
  • 1645

KASIMDA ÖĞRETMEN OLMAK

  • 0
  • 0
  • 1493

HAVAALANINA KADAR...

  • 0
  • 0
  • 1437

Memleketim

  • 0
  • 0
  • 1312

ENGELLERİ KALDIRMAK

  • 0
  • 0
  • 1364

Ayak Topu

  • 0
  • 0
  • 1188

Sevgili doktorum

  • 0
  • 0
  • 1780

İsraf

  • 0
  • 0
  • 1857

İSLAMOFOBİ

  • 0
  • 0
  • 2656

Bugün karne günü

  • 0
  • 0
  • 1887

KİMYASAL YERİNE MİKROBİYAL GÜBRE

  • 0
  • 0
  • 1862

2017’YE GİRERKEN

  • 0
  • 0
  • 2173

Bugün birlik olamayacaksak!

  • 0
  • 0
  • 1244